5 Ekim 2018 Cuma

GÖNÜLLÜLÜLERE HAYVANLARA İLK YARDIM EĞİTİMİ VERİLDİ.

Dohaycan Derneğinin 3 ay önce Akçakoca Belediyesi Veteriner Hekimi Ufuk Göktaş'a "Hayvanlara İlk Yardım" eğitimi için yapmış olduğu başvuruyu 4 Ekim Hayvan Hakları Gününde gerçekleştiren Veteriner Hekim Ufuk Göktaş'a Teşekkür ederiz.
Akçakoca Belediyesi'nden Hayvanların acil yaralanma ve zehirlenme durumlarında 7/24 Acil  hizmet verecek Veterinerlik hizmetleri talebimiz sürmekle birlikte; Sokak Hayvanları dışında belediyenin başka işleri ile de görevlendirilen tek veterinerin her olaya zamanında müdahale edebilmesinin güç olduğunun farkına vardığımız ve sıkıntılarını hep birlikte yaşadığımız için, hayvan severlerin veterinere ulaşana kadar ilk müdahalenin nasıl yapılacağını bilmelerinin hayat kurtaracağını düşünerek talepte bulunmuştuk.
4 Ekim tarihinde Belediye Meclis Salonunda gerçekleşen sunumda; Veteriner Hekim Ufuk Göktaş ilk yardımın nasıl yapılacağı hakkında doyurucu bir sunum yaptı. Bu sunumda; yaralı hayvana nasıl yaklaşılması gerektiğinden, kanamalı durumlarda, düşmelerde, boğulmalarda, donmalarda ilk müdahalenin nasıl yapılması gerektiğinden bahsetti. Sunum sırasında Tarım İlçe Veterineri Ahmet Yıldırım ve Serbest Veteriner Kadir Uçak Beyler Ufuk Bey'i yalnız bırakmadılar.
Bu sunum için Ufuk Göktaş'a teşekkür eden Dernek Başkanı Mükafat Ata, ilk yardım konusunda bilgilenmenin hayat kurtaracağının altını çizdi.
Yaklaşık 20 kişinin katıldığı seminer ilgiyle izlendi ve eğitime katılanlara sertifika verildi. İlk yardım çantası sınırlı sayıda olduğundan asıl sahada çalışanlara kalmasa da, veterinerimiz alamayalara malzemeleri verebileceğini söyleyerek durumu idare etti.
Sunumdan sonra Başkan Yardımcısı Cengiz Çevikel Mutlu Çiçek Evi'nin derneğimize bağışladığı çiçeği ve teşekkür Belgesini Ufuk Göktaş'a sundu.
Akçakoca Belediyesi'nde yapılan sunumdan sonra Çözüm Dersanesinin " Çocuklara Hayvan Hakları ile sohbet" davetine katılan dernek yönetimi daha sonra sokak hayvanlarını besledi.



15 Eylül 2018 Cumartesi

DERNEKLER SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIDIR VE GÖNÜLLÜLERİN DESTEĞİYLE GÜÇLENİR...

Derneğimiz Yaşam Hakkını savunmak amacıyla kurulmuş olup, Yaşadığımız Habitatta kendisini koruyamayan; Yaşlı, Engelli, Kadın, Çocuk ve Hayvanların korunmasına yönelik farkındalık çalışmaları yapmaktadır. Yaşadığımız çevrenin ve doğanın koruması, gelecek kuşaklara aktarılması konusunda okullarda duyarlılık oluşturmaya çalışıyoruz.
Daha çok mağdur insana, mağdur hayvana ulaşabilmek için gönüllü destekler gerekiyor. Elinizde bir projeniz olsa bile, sivil toplum kuruluşlarına destek veren kurumlardan o proje ile ilgili bağış almak kolay değil. Bizim elimizde böyle bir imkan yok. Elimizde, avucumuzda ne varsa - hatta çoğu kez kendimizden kısarak- bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Tabii ki yaşayan canlıların en mağduru olan hayvanlara öncelik veriyoruz. Çünkü; Onlar dertlerini anlatamadıkları gibi, insanlardan şiddet görüyorlar ve haklarını savunamıyorlar.



İnsanların iyi niyetlerini sömürerek bağış ve yardım alan ve bunları kendi kişisel amaçları için kullanan kötü niyetli insanlar yüzünden asıl ihtiyaç sahiplerine ulaşamıyoruz. Oysa  dernek hesapları denetime açıktır. Valiliğe bağlı Dernekler Masası tarafından her an incelenebilecek ve usulsüz harcamalardan dolayı hesap sorulabilecek şeffaflıkta tutulur.
Aldığımız her kurşun hesabını vermeye hazırız.
MAMAKUMBARASI Hesabından gücünüz yettiği kadar mama bağışı yapabilirsiniz.

Temizmama/Barınaklara Bağış Bölümünden Dohaycan adına mama bağışlayabilirsiniz.

Yaralı Hayvanları Kliniklere götürebilmemize veya yavrulara süt almamıza destek için bağış yapabilirsiniz.


Değerli Dostlar
Sivil toplum örgütleri gönüllü katılımcıların emekleri ve üye aidatları ve bağışlarla güçlenir. Ülkemizde bağış yapma geleneği dünya ortalamasının çok altındadır. Bunun sosyolojik ve ekonomik nedenlerinin iyice araştırılması gerekir. Peki maddi katkılar bu kadar zayıfken gönüllü olarak emek harcayanların derneklere üye olma potansiyelinin yüksek olduğunu söyleyebilir miyiz? Maalesef HAYIR ! 

Kamoyunda derneklerin, bolca para yiyen milleti dolandıran kuruluşlar olduğu algısı sürekli pompalanmaktadır. insanlar bu şekilde, ülkemizde zaten zayıf olan derneklerden soğutulmaktadır. Oysa dernek hesapları yasal ve devlet tarafından takip edilen hesaplardır. Kişisel izinsiz toplanan bağışlarla derneklerin alakası yoktur.
Şimdi bizler karınca kararınca bile olsa derneklere destek vermezsek, gönüllü çalışan aktivistler yardım çağrılarına nasıl koşacaklar? 


Araç, ulaşım, veteriner hepsi para ile oluyor. Derneklerde aktif çalışan üç beş gönüllü ile yardım çağrılarınıza cevap vermekte güçlük çekiyoruz. Kazalı yaralı hayvan çağrıları gelmeye başlayınca çok zorlandık zorlanıyoruz. Aramızda topladığımız paralarla bu çağrıların hepsine yetmemiz mümkün değil. Emekli ve aile sorumluluğu olan çocuk okutan insanlar var aramızda. Hatta kendisi yardıma ihtiyacı olan gönüllüler var. Yüreklerini koyuyorlar, yoktan mucize yaratıyorlar. . 

Klinik için Belediye Veterinerimizden ve ERVET'den destek alsak da; Ulaşım ve tedavi sonrası bakım harcamalarını derneğimiz üstleniyor.


Maddi destekleriniz olmazsa; ancak insanlardan gelen şiddete yönelik olarak yasal  bilgilendirme ve kamuoyu desteği verebiliriz. Tabii sadece maddi desteğe değil, manevi desteklerinize de ihtiyacımız var. Gelin bize katılın. Üye olun. Akçakoca Geçici Köpek Barınağını ziyaret edin. Yavrulara süt götürün... Karınca, kararınca. Elinizden ne geliyorsa... 

DEĞERLİ DOSTLAR, KADIN VE ÇOCUK HAKLARI KONUSUNDA DA BİR EKİP OLUŞTURMAK İSTİYORUZ. BU KONUDA ÇALIŞMA YAPMAK İSTEYENLER BİZİMLE İRTİBATA GEÇEBİLİRLER.

AÇIKLAMAMIZI ANLAYIŞLA KARŞILAYACAĞINIZI UMUYOR, DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUZ. ( Diğer faaliyetlerimiz için blogumuzdaki eski kayıtlara bakabilirsiniz)
---------------------------------


DERNEKLERDE GÖNÜLLÜ ÇALIŞANLARIN YAŞADIĞI SIKINTIYI ÇOK GÜZEL İFADE ETMİŞ. (TRAHAYKO)
"Suçlu Hayvansever
Hayvan hakları için ömrünü adayanların en büyük sorunu nedir ? Zaten sırtınızdaki yük yetmiyormuş gibi sürekli başınıza yeni sorumluluklar yükleyen insanlardır kesinlikle! Bir dernek bünyesinde ya da bireysel olarak hayvan hakları için çabalarsınız. Sayamadığınız kadar çok cana eliniz, yüreğiniz değer. Şartlarınızı sonuna kadar zorlarsınız. Özel hayatınız bile kalmaz. Üstüne bir de duyarlı(?) insanların yıkmaya çalıştığı sorumluluklar çıkar. Almak isteseniz de alamazsınız. Zira artık ne yeriniz kalmıştır ne bakımını üstlenebilecek gücünüz. Durumu izah edersiniz, anlamazlar. Üstüne bir de sizi sorgularlar!

‘‘Dernek değil misiniz alsanıza!’’
‘‘Hayvanseverim demesini biliyorsunuz ya!’’
İyi de sevgili arkadaşım, sen de insansın biz de! O hayvan senin karşına çıktı, senin sınavın. Zaten eğer elimizden gelse çare oluruz. Alamıyorsak sebeplerimiz var demektir.

Hayvansever Olmak
Bir dernek bünyesinde olmak demek maaşlı eleman demek değildir! Hayvansever olmak, çok sayıda hayvan bakmak demek, daha da çok sayıda hayvana bakabilecek güce sahip olmak demek değildir. Hayvanseverlerin hepsi zengin değildir. Hayvanseverlerin hepsi müstakil evlerde değildir. Hem zengin hem müstakil evlerde olsa bile, hayvanseverlerin hiçbiri hayvan beslemek zorunda değildir.
Sen de Çaba Göster
Bireysel olarak ya da dernek çatısı altında çalışan hayvanseverlerin hayvan sevgisini sorgulayan sevgili arkadaşımız: Eğer bir kedi köpek için yardım istiyor ve bizden beklediğin yardımı göremediğinde bizi ilgisiz ilan edip kendini bizden fazla hayvansever görüyorsan, bu durumda o bulduğun canın sorumluluğunu da pek ala alabilirsin. Klinikte sınırsız sayıda hayvanı ücretsiz tedavi edecek bir veteriner hekimle henüz hiçbirimiz tanışmadık. Hasta, yaralı, sakat ya da kırma hayvan sahiplenmek için çevremizde sırada bekleyen bir kitle maalesef hiçbir zaman olmadı. Etrafımızda bize destek olma arzusuyla yanıp tutuşan bir çevremiz de yok. Anlayacağın sen ne isen biz de oyuz. Farkımız bizim daha fazla çaba göstermemiz, sınırlarımızı imkânlarımızı daha fazla harcamamız o kadar.

2 Eylül 2018 Pazar

Yaşanacak bir Dünya için SES VER !

Dünyada yaşamın sürmesi için temiz suya ve temiz havaya ihtiyacımız var. İklimin giderek ısındığını, havanın ve suların kirlendiğini fark eden bilim insanları, Küresel İklim Değişikliğine Yol Açan Etkenlere karşı acil önlem alınması gerektiğini ileri sürmektedirler.
8 Eylül tarihinde, dünyanın dört bir yanında kentlerde, mahallelerde, sesimizin çıktığı her yerde iklim değişikliğine karşı yapılan etkinliklere biz de Akçakoca’dan ses veriyoruz!
Bu eylem gününün amacına uygun olarak; aşırı iklim olaylarıyla ülkemizi de esir alan ve küresel bir krize dönüşen iklim değişikliğine karşı yerel yönetimleri bir an önce harekete geçmeye çağırıyor ve yerel yönetimleri fosil yakıtlara dayanmayan / fosilsiz bir gelecek inşa etme sözü vermesini talep ediyoruz. Adil, yaşanabilir bir gezegen için değişimin tepeden inme bir şekilde gerçekleşmeyeceğini biliyoruz, bu yüzden 8 Eylül’de dünyanın dört bir yanında iklim için ses veriyoruz!
Termik santrallerden vazgeçilmesini, yenilebilir enerji kaynaklarına yönelinmesini, ormanlık alanların korunmasını, yeşil alanların arttırılmasını talep ediyoruz.

NEDEN SES VERİYORUZ?
“Küresel iklim değişikliğinin ana nedeninin Başta kömür olmak üzere fosil yakıtların yakılması, atmosferdeki karbondioksit oranının artmasındaki ana sorumludur. IPCC’ye göre 2004 yılındaki insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %56’sı fosil yakıt kullanımında ortaya çıkan karbondioksite aittir. Ormansızlaşma da %17’lik bir paya sahiptir .

Fosil yakıtlar arasında ana sorumlu olarak "kömür" karşımıza çıkar. Küresel ölçekte birincil enerji talebinin %27’si kömürden sağlanırken, enerji kaynaklı sera gazı emisyonlarının %43’ü kömür kaynaklıdır. Kömürü %36 ile petrol, %20 ile doğalgaz takip eder . Kömür, üretilen bir birim enerji başına doğalgazın 1,7 katı karbondioksit’i atmosfere salar.
Kömürle çalışan termik santraller iklim değişikliğinin baş aktörleridir. Bunun yanı sıra sera gazlarının salınımı, büyük baş hayvancılık ozon tabakasının incelmesine, kutuplardaki buzulların eriyerek sıcaklığın artmasına neden olmaktadır.
İklim Değişikliği Bizi Nasıl Etkiler?

“İklim değişikliğinin etkisi, sadece sıcaklıklardaki artıştan ibaret değil. Kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkisinde artış, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme, okyanusların asit oranlarında artış, buzulların erimesi gibi etkenler sonucunda bitkiler, hayvanlar ve ekosistemlerin yanı sıra insan toplulukları da ciddi risk altındadır.

Bilim dünyası, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en aza indirmek için ortalama sıcaklıklardaki artışın azami 2°C ile sınırlanması gerektiğini belirtiyor. Bu hedefin tutturulması için atmosferdeki karbondioksit oranının 450 ppm seviyesini aşmaması gerektiği konusunda uyarıyor.”
PEKİ, BU UYARILAR DİKKATE ALINIYOR MU? Dünya Enerji Kartelleri; enerji ihtiyaçları söz konusu olduğunda,iklim değişikliğinin yarattığı sonuçlar ne kadar ciddi olursa olsun, kar odaklı faaliyetleriyle dünyayı mahvetmeye devam ediyorlar. Başta ABD olmak üzere, sera gazları salınımı konusunda BM Çevre Programlarına uymamaya devam ediyorlar.

TÜRKİYE’DE YAPILMASI PLANLANAN 60 TERMİK SANTRAL İLE GELECEĞİMİZ YOK OLMA TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA
Dünya yenilenebilir enerjiye yönelirken Türkiye’de termik santral ısrarı sürüyor. Kalitesiz kömürle çalışan termik santraller hem doğayı yok ediyor, hem de tehlikeli atık üretiyor.
12 BİN TON TEHLİKELİ ATIK ORTAYA ÇIKTI
“TÜİK verilerine göre, 2016 yılında termik santrallarda 12 bin tonu tehlikeli olmak üzere toplam 19.5 milyon ton atık oluştu. Toplam atığın yüzde 87.8’ini kül ve cüruf atıkları oluştururken yüzde 12.2’sini atık su arıtım çamurları, kimyasal atıklar, kâğıt, plastik, metalik atıklar ile evsel ve benzeri atıklar oluşturdu. Toplam atığın yüzde 83.3’ü kül dağı, kül barajı veya düzenli depolama tesislerinde bertaraf edilirken, yüzde 16.7’si ise atık bertaraf/geri kazanım tesislerine ve maden/taşocaklarına gönderildi.
Veriler tehlikeyi gözler önüne sermesine karşın, Türkiye’de hâlâ 60 termik santral tesisinin yapılacağı, bu santrallerin Adana, İskenderun Körfezi çevresi, Çanakkale,Eskişehir, İzmir, Hatay-İskenderun, Zonguldak- Bartın, Konya Kapalı Havzası, Kütahya-Seyitömer, Trakya gibi tarım arazileri ve turizme açık yerlerde yoğunlaştığı söylentileri bizleri derinden üzmektedir.
TEMA’nın hazırladığı rapor; Çanakkale’de işletmede olan ve işletmeye geçecek kömürlü santrallerin, ciddi boyutlarda hava kirliliğine neden olacağını ortaya koymaktadır.
İlçemize en yakın il olan Zonguldak’da, Ereğli-Amasra arasındaki sahil şeridine 13 termik santral daha planlanıyor. Zonguldak zaten 4 termik santralın yarattığı kirlilik nedeniyle can çekişiyor. Santraller Ereğli, Kandilli, Çatalağzı, Muslu, Saltukova, Sazköy, Amasra Mugada’da yer alıyor. Kent şimdi de Ömerağzı, sahilini yitirmek üzere. Bölgeye yeni termik santral planı gündemde. Santrallerin tümünün kurulu olduğu Çatalağzı halkı da kanserle mücadele ediyor. Diğerleri ise proje aşamasında. Bu durumu “Çok şükür bizim ilçemizde yok” diyerek görmezden gelebilir miyiz?
termik santralde ısrar etmek ÇEVRE CİNAYETİdir
Yapılması planlanan termik santrallerin tarım arazilerini yok edeceğini ve ülkemiz tarımının dışa bağımlı hale geleceğini, bundan üretici çiftçinin ve tüketici olarak da halkın zarar göreceğini tahmin etmek zor değil.
Oysa, Dünya Bankası ile birlikte birçok finansman kuruluşu, fosil yakıtları portföyünden çıkardı. Gelişmişlik düzeyi fark etmeksizin birçok ülke bir araya gelerek geleceğin enerji dönüşümü için platformlar kurdu. Türkiye bu ülkeler ile  aynı kulvarda yer alarak, yenilenebilir enerji yatırımları için uygun politikalar geliştirilmesinde aktif rol alması, ülkemize ve insanlığa daha fazla fayda vekatkı sağlayacaktır.
ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARINA YÖNELİNMELİDİR!
Güneş Enerjisi :
Rüzgar Enerjisi:
Jeotermal enerji
Dalga Enerjisi
Gelgit Enerjileri
Akıntı Enerjileri
Hidrojen enerjileri vb. yeni arayışların ve yatırımların yapılması gelecek nesillerimize bırakacağımız en doğru miras olacaktır.
BETONLAŞMA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN BİR DİĞER SEBEBİDİR.
Ormanların yakılarak, yerine binaların yapılması oksijen kaynaklarımızı tüketmektedir. Bu konuda önlem alınması, beton ve asfalta dayalı yolların sera etkisini azaltacak şekilde planlanması, binaların yeşil alanlarla uyumlu olması, yeni ekolojik bina tasarımlarının desteklenmesi acil bir zorunluluktur.
İklim değişikliği tehlikeli boyutlara doğru ilerlemektedir; Su kaynakları azalmakta, tarım arazileri tükenmekte, bunun sonucu gıda üretimi azalmaktadır. Afrika’da insanlar açlık ve susuzlukla mücadele etmektedirler.Bu tehlikenin bizim kapımızı çalması çok uzak değil. Eğer bugünden önlem almazsak bizleri seller, fırtınalar, aşırı sıcaklık ve kuraklık bekliyor.
İklim değişikliği sonucu değişime ayak uyduramayan birçok bitki ve hayvan nesli yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.
İklim değişikliğini önlemek için; Devletler, fosil yakıtlardan vazgeçmeli, yenilebilir kaynaklara yönelmelidirler. Bireyler olarak yapabileceklerimiz ise; bu konuda duyarlılık oluşturmak ve bireysel olarak her türlü israftan kaçınmayı suyu ve elektriği tasarruflu kullanmayı alışkanlık edinmeliyiz.





Kaynak : https://www.wwf.org.tr / http://www.iklimicinsesver.org/

19 Mayıs 2018 Cumartesi

ALAPLI KÖYÜ'NDE KURTARILMIŞ KÖPEKLER CENNETİNİ KURAN CENGİZ ÇEVİKEL DERNEĞİMİZDE

19 MAYIS 2018 Tarihinde toplanan Dohaycan Yönetim Kurulu, Alaplı'dan Akçakoca'ya taşınıp derneğimize üye olan ve Genel Kurulda Yönetim Kurulunun ilk yedeklerinden olan Cengiz Çevikel'e Başkan Yardımcılığı teklif etti. 
Hayvanlarla ilgili yıllardır çalışma yapan, bir çok canın kurtuluşuna vesile olan Cengiz Çevikel'in Dohaycan Derneği'nin gücüne güç katacağına inanıyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Mükafat Ata
Başkan

TEK AMACIMIZ HER CANLININ YAŞAM HAKKINI SAVUNMAK OLMALI...

BU CAN, GEZMEYE DEĞİL, UYUTULMAYA GİDİYOR! 
Akçakoca Geçici(Köpek) Barınağına yaralı olarak bırakılan köpeğin Ereğli Veteriner kliniğinde çektirdiğimiz filmleri bize hiç umut vermedi. Veterinerin uyutulmasının daha iyi olacağını söylemesi üzerine hayat dolu bir canı uyutmaya kıyamadığımız bu can dostumuzu Ayfer Ses'e emanet ettik.Dohaycan Derneği Başkan Yardımcısı Ayfer Ses,Bu cana,  "Bir müteahhitin kendilerine kullanmaları için eski bir müştemilatı tahsis ettiği binada bakabileceğini" söyledi. ( Daha sonra bu binanın Belediyeye terk edilen bir alanda olduğunu öğrenecektik) Ayfer Hanım Bu canı alır almaz önce yıkadı, yaralarını tedaviye başladı. Uyutulması önerilen canımızın Ayfer Hanımdan gelen ilk görüntüleri umut vaat ediyordu. Kendisi çok hevesli ve istekliydi. Bize "hep yapabileceğini, yardım gerekmediğini, çok iyi baktığını, yaralarının iyileşmeye başladığını" söyledi. Bizlerde binanın bir odasını temizleyerek, canın kalabileceği şekilde tertemiz bir yer bırakarak destek olmaya çalıştık. Ayfer Ses'e de bu canla ilgili harcamalara destek vereceğimizi, her türlü ihtiyacını karşılamaya hazır olduğumuzu bildirdik. Talep ettiği ihtiyaçlarını karşıladık.
Bu can ile birlikte bir protezli canı ve bir ayağı kesik köpeği de bu binaya aldırdık. Artık bir "HAYAT EVİMİZ" vardı. Mart 2018'de faaliyete geçen "HAYAT EVİ" bize çok umut verdi. Ayfer SES arkadaşımızın özverili çabalarıyla örgütlü olarak çok şey yapabileceğimize ve birçok canı bu şekilde kurtarabileceğimize inandık. Felçli hayvanları kurtarmak için kalıcı bir hayat evi oluşturmak için tüm dostlarımıza çağrı yaptık. 

SİZLERİ DE YANILTTIK, ÇOK ÖZÜR DİLERİZ. BU HABER ÇIKTIĞINDA HEPİMİZ UMUTLUYDUK, BÖYLE SONUÇLANACAĞINI ÖN GÖREMEDİK, ÜZGÜNÜZ...
 Ta ki 17 Mayıs 2018 de bu canın dernek yönetimine haber vermeden bireysel bir karar ile Ayfer SES tarafından uyutulmaya gönderildiğini öğrenene kadar...
Bu cana 2.5 ay bakan Ayfer SES birgün önce hayvanın arka tarafında kurtlanma görerek veterinere götürmüş ve veteriner de uyutulmasının doğru olacağını söylemiş. 
Ve Ayfer Hanım " ben baktım, ben yaptım, kararı da ben verdim" diyerek kimseye danışma gereği duymadan bu canı gülümseyen yüzüne bakarak ölüme yollamış.

Gerekçesi ne olursa olsun en az 3 veteriner kararı olmadan, dernek yönetimi tarafından ortak karar alınmadan bu canın ölüme gönderilmesi bizleri çok üzdü. Bir UMUT HAREKETİ olarak başlattığımız bir faaliyetin bireysel olarak sabote edilmesi karşısında Yönetim Kurulu olarak tavır almak zorunda kaldık. Ve Ayfer SES' den istifasını istedik. Kendisi istifa edeceğini sözlü olarak tarafımıza bildirmiş olup, yazılı istifayı beklemeden kendisini ihraç etmiş bulunuyoruz. 
TÜM TAKİPÇİLERİMİZDEN VE DESTEKÇİLERİMİZDEN BÖYLE BİR OLAYA SEBEP OLDUĞUMUZ İÇİN ÖZÜR DİLİYOR, DESTEKLERİNİZLE DAHA İYİSİNİ YAPACAĞIMIZA VE DAHA BİR ÇOK CANI KURTARACAĞIMIZA İNANIYORUZ. 





19 MAYIS 2018 TARİHİNDE ALINAN KARAR SONUCU AYFER SES'İN DERNEĞİMİZLE İLİŞİĞİ KESİLMİŞTİR. KAMUOYUNA İLAN EDERİZ.

BAŞKAN
MÜKAFAT ATA
BAŞKAN YARDIMCISI
CENGİZ ÇEVİKEL
GENEL SEKRETER
DERYA ÇOLPAN
ÜYE
MİNER SAVCIN
ÜYE
GÜLDAL TORUN







5 Nisan 2018 Perşembe

DOHAYCAN DERNEĞİ MODERN BİR BAKIMEVİ YAPILMASI İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATTI





AKÇAKOCA BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA

KONU: Mevcut barınak kapanınca yerine bakımevi yapılması ve acil yardım istasyonu talebi hk.
Akçakoca İlçemiz turistik bir bölge olması sebebiyle yaz aylarında sokaklarımıza çok sayıda hayvan terk edilmektedir.
Yazın sokaklarda çok sayıda köpek olması vatandaşların şikayetine neden olmakta, Özellikle agresif olanların insanların yoğun olarak olduğu yerlerden alınması talep edilmektedir.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasasında;” Sokak hayvanlarının uzun süre barınakta tutulamayacağı“ belirtmiş olmakla beraber, kontrol altına alınamayan köpek nüfusunu dönüşümlü olarak modern bir bakım evinde muhafaza etmek, insanların şikayetlerini önleyeceği gibi, yaz aylarında artan yoğun trafik nedeniyle oluşan kazaları da engelleyecektir.
Akçakoca Belediyesi’nin 2011 yılında hizmete açtığı, koşulları düzeltilemeyen barınak kirli su arıtma tesisinin büyütülmesi nedeniyle kapatıldığında, vatandaştan gelen şikayetleri karşılayabileceğiniz bir yeriniz kalmayacaktır. Bu durumda, yakaladığınız hayvanları nereye götüreceksiniz? Düzce Yaşam Alanı açıldığında, ilçelerden kalıcı olarak köpek barındırılmayacağı defalarca beyan edilmiştir.
Bu durumda ilçemizde, modern bir bakımevine ve acil durumlarda yaralanmalarda müdahale edebilecek acil yardım merkezine ihtiyaç bulunmaktadır.
Belediyemizin çok gecikmeden gerekli arazileri inceleyerek; 100-150 köpeğin dönüşümlü olarak barındırılabileceği bakımevi yapımına başlaması ve şehrin uygun yerlerinde halkın da destekleyeceği beslenme odakları oluşturması gerekmektedir.
Biz aşağıda imzası olanlar Akçakoca Belediyemizden Sokak hayvanlarının sorununa insani çözüm bulmasını istiyoruz.
Saygılarımızla,

ADI VE SOYADI              MAHALLESİ                                       İMZA

18 Mart 2018 Pazar

AKÇAKOCA NUFÜSU YAŞLANIRKEN "YAŞLI DOSTU KENT" KRİTERLERİ HAYATA GEÇİRİLMELİ

"Yaşlılar haftasında, gönülleri herkesten genç huzurevi konukları büyüklerimizi ziyaret ettik. Evlerimizde yaptığımız ikramlarla tatlı yedik tatlı konustuk.
Akçakoca Kızılay Huzurevi Müdürümüz Mustafa Çakır beye Dilek Aydoğan Direk hanıma drama hocamız Barbaros Esmersoy'a Dohaycan arkadaşlarımıza ve büyüklerimize bugün için çok teşekkür ederiz."



Akçakoca Kızılayı Yaşlılar Konukevi Ziyaretini gerçekleştiren Dohaycan Derneği Yönetimi ve gönüllüleri konuklarla sohbet ettiler. Konuklar " Hayatta bir dilek dileme hakkınız olsa ne dilerdiniz?" sorusuna, " Sağlık, Ülkemizde ve Dünyada Barış" diye cevap verdiler. "Kadına, Çocuğa ve hayvanlara yönelik her türlü şiddetin son bulmasını" istediler.
Dernek Başkanımız Mükafat Ata yaptığı konuşmada:


"YAŞLILARIMIZIN YAŞAM KALİTESİNİ ARTTIRMALIYIZ…

Dünyada ki yaşamımızla ilgili kanunlardan biri de her insan doğar büyür ve yaşlanır.

Yaşlılık hayatın kaçınılmaz gerçeğidir. Yaşam devam ettiği müddetçe bugünün gençleri yarının yaşlılarıdır.

Öyleyse bir gün bizimde yaşlanacağımız gerçeğini unutmadan ailemizdeki ve çevremizdeki büyüklerimize gereken önemi ve saygıyı göstermeyi ihmal etmeyelim.


Yaşadığımız bölge; Özelikle Akçakoca,  yaşlı nüfusunun hızla arttığı yerlerden biridir. Bu sosyal durum, Doğal olarak, Değerli büyüklerimizin yaşam kalitesini arttıracak çalışmalara önem verilmesini zorunlu kılmaktadır. Şehrin içinde, Yaşlılarımızın aktif yaşlanmasını teşvik edecek;  Günlük hayatın içinde yer alabilecekleri, sosyalleşebilecekleri mekanların,  Kulüplerin yapılması, insana hizmeti önde tutan yerel yönetimlerin öncelikli görevi olmalıdır. Alışveriş ve üretim mekanlarından, ulaşıma ve yürüyüş güzergahlarına kadar her türlü hizmet planlanırken engelliler ve yaşlılar dikkate alınarak yapılmalıdır.

Akçakoca'da Huzurevi dışında yaşlıların gidebileceği mekanlar ve ihtiyaç duyulan sosyal hizmetleri alabilecekleri kurumlar bulunmamaktadır. Toplum Sağlığının katkılarıyla; evde bakım hizmetleri ve yaşlıların evine bir iki defa temizlik hizmeti verilmesi, güzel girişimler olmakla beraber, ihtiyaçların çok altındadır.
Bugün için, Yerel Yönetimlerin yapacağı en iyi hizmet, yaşlı nufüsün giderek arttığı Akçakoca'da, yaşlılara hizmet verecek gündüz veya gece hizmet alabilecekleri  sosyal hizmet mekanlarının yapılmasıdır.

Yaşlılarımızın,  Doğayla bütünleşebilecekleri, huzur bulacakları , hobi bahçeleri veya hayvanlarla bir arada olabilecekleri  yerlerin yanı sıra, hobilerini uygulayabilecekleri, aktif yaşlanmayı teşvik eden faaliyetler için mekanlar tasarlanmalıdır.

Dohaycan Derneği olarak “yaşlı dostu kent AKÇAKOCA” hayalimiz var. Belediyemizin ve Üniversitenin desteği ile Akçakoca’mız Uluslar arası “ Yaşlı Dostu Kentler” kategorisinde yer alabilir. Böyle bir proje ile sadece yaşlılara değil, turizme ve hizmet sektörüne yeni imkanlar yaratılabilir. Bu da Gençlerin de Akçakoca’da istihdam edilmesi demektir.

Dernek olarak,  büyüklerimizi ve gençlerimizi bir arada buluşturabileceğimiz çalışmalara çok önem veriyoruz. Taş boyama kursumuz, ebru yapma kursumuz, Tiyatro çalışmalarımız buna en iyi örnektir. Birlikte üretirken, öğrenirken, Onların engin hayat bilgilerinden, engin tecrübelerinden yararlanıyor bir çok şeyi onlardan öğreniyoruz. Onlarla /yaşlılarla geçirdiğimiz zaman bizim için en değerli vakitlerdir.



Yaşlılar haftasını vesile bilerek; Bugün burada en büyük ve istikrarli destekçimiz huzurevi büyüklerimize gönül dolusu sevgilerimizi ve teşekkürlerimizi sunmak için geldik. Dernek arkadaşlarımızla beraber bugünü hep beraber geçirebilmek büyük bir mutluluk.

Burada bulunan veya bulunamayan tüm Yaşlılarımızın haftasını kutlarken, Büyüklerimizin hep bizimle olmasını, yaşamlarını huzur içinde sürdürmelerini diliyoruz.

Sizleri seviyoruz." dedi.



Dohaycan Derneği

Başkan Mükafat Ata
 ------------------------------------

YAŞLI DOSTU KENT NEDİR?
https://eyh.aile.gov.tr/uygulamalar/yasli-hizmetleri/yasli-dostu-kentler-sempozyumu-bildiri-kitabi

Yaşlı Dostu Kentler Sempozyumu Bildiri Kitabı


Yaşlı Dostu Kentler Sempozyumu Bildiri Kitabı'nı İndirmek için Tıklayınız....

YAŞLI DOSTU KENT BAŞVURUSU

Yaşlı Dostu Şehirler Küresel Ağı’na katılabilmek için üç aşamalı sistemin eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir:
1. www.who.int/age_friendly_cities/en/index.html adresinde bulunan başvuru formu doldurulmalıdır.
2. Belediye başkanı ve belediye yönetimi tarafından DSÖ’ye, Yaşlı Dostu Şehirler Küresel Ağı’na bağlılıklarını ve sürekli iyileştirmeyi öngören resmi yazı sunulmalıdır.
3. Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen dört aşamalı döngü tamamlanmalıdır.

Yerel yönetimlerin yerine getirmeleri gereken dört aşamalı döngü aşağıda yer almaktadır:

1.Planlama (1-2 Yıl):
Bu bölüm kendi içerisine dört adımdan oluşur:
a) Yaşlıların Yaşlı Dostu Şehirler döngüsü boyunca katılım mekanizmalarının oluşturulması
b) Şehrin yaşlı dostu olup olmadığına dair değerlendirmesi
c) Değerlendirme bulgularına dayanarak üç yıllık şehir planlaması geliştirilmesi
d) İlerlemenin izlenebilmesi için göstergelerin belirlenmesi

2. Uygulama (3-5 Yıl):
Birinci aşama tamamlandıktan sonra şehirler planlarını iki yıl içerisinde gözden geçirilmesi ve onaylanması için DSÖ’ye sunmalıdırlar. DSÖ tarafından onaylandıktan sonra şehirlere bu planları uygulamaları için verilen süre üç yıldır.

3. İlerlemenin Değerlendirilmesi (5. Yılın Sonu):
Uygulamanın ilk periyodunun sonunda, birinci aşamada belirlenen göstergeler taslağında hazırlanan gelişim raporu şehirler tarafından DSÖ’ye sunulmalıdır.

4. Sürekli İyileştirme:
Özgün eylem planındaki ilerlemelerin açık bir şekilde kanıtları varsa, şehirler sürekli iyileştirme fazına geçerler. Şehirler ilişkili göstergelerle birlikte yeni bir plan (5 yıla kadar) geliştirilmek üzere davet edilirler. Yeni planla ilgili gelişmeler ikinci uygulama periyodunda değerlendirilir. Şehirler daha fazla uygulama döngüsü içerisine girerek küresel ağa olan üyeliklerini devam ettirebilirler