25 Mart 2017 Cumartesi

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ'NDE AKTİF YAŞLANMAYI VE ÇALIŞMALARIMIZI ANLATTIK


18-24 Mart Yaşlılar Haftası Kutlamaları Çerçevesinde Akçakoca Kızılay Yaşlılar Konukevi'Nde yaptığımız çalışmalarımızı anlattık. 


Düzce Üniversitesi resmi sitesinde; "Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatma Eker’in oturum başkanlığını gerçekleştirdiği panelde; Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Arş. Gör. Dr. Tuğçe Türten Kaymaz, Akçakoca Kızılay Yaşlılar Konukevi’nde görev yapan Psikolog Dilek Aydoğan Direk, DOHAYCAN Derneği temsilcisi Nermin Alpay, Kızılay Yaşlılar Konukevi sakini emekli Hülya Güngören ve Akçakoca Gökspor Veteranlar Spor Kulübü futbolcusu Mustafa Çakır bilgi deneyimlerini paylaştılar. " 

Derneğimizi temsilen panele katılan Nermin Alpay'ın yapmış olduğu sunumdaki konuşmanın özeti:




"Günümüzde büyükanne, dede ve hatta hala ve amcaların yer aldığı geniş aileler artık yok. Yaşlı insanlar, evlerinde yalnız başına, televizyon karşısında kimsesiz bir şekilde kapılarını çalacak bir cana muhtaç  yaşamlarını sürdürüyorlar.
TOPLUMUN GENİŞ BİR KESİMİ YAŞLI BAKIM EVLERİNE HALA KUŞKU İLE BAKIYOR. YAŞITLARIYLA BİR ARADA YAŞLANMAYI SEÇMEK YERİNE, YALNIZ BAŞINA KALMAYI TERCİH EDİYORLAR.
BİZ BU KORKUYU VE YANLIŞ ALGIYI DEĞİŞTİRMEK İSTEDİK. AKÇAKOCAMIZDA VAR OLAN KIZILAYA AİT YAŞLIKONUK EVİNDEN BAŞLADIK.
Bayramlarda, özel günlerde ziyaret edilen, Şehrin ta içinde olmasına rağmen, şehre yabancı görülen bir yerdi bizim için.


Evlerinde yalnız yaşlanmayı Huzurevine gitmeye tercih ediyorlardı. Bunu ifade etme zor ama, huzurevine gitme fikri yaşlıların çoğunu tedirgin ediyor.
Biz öncelikle, bu algıyı kırmak için; kentin yaşlanan insanı ile huzurevinde yaşamayı seçmiş insanını bir araya getirmek istedik.
VE “HADİ KOMŞUYA GİDELİM, BİRLİKTE BİRŞEYLER YAPALIM” dedik.
ANAHTARI KAPI ÜZERİNDE OLAN KOMŞULUKLARIN BİTTİĞİ BİR ÇAĞDA,
BİZİM KUŞAĞA İTİCİ GELEN PARMAKLIKLARA RAĞMEN
KOMŞULARIMIZI TANIMAK İSTEDİK.
Akçakoca Kızılay Konukevi Sakinleri ile Huzur evi dışındaki 40 yaş üstü insanları birlikte Üretmeye davet ettik.
Kaynaşmayı hedeflediğimiz projemizin adını İKİNCİ BAHAR koyduk. Halk Eğitim’den gelen Hocamız İsa Ünsal ile Ebru çalışmaları, Taş boyama, Ahşap boyama Çalışmaları yaptık.



KAPISINDAN TEREDDÜT EDEREK GİRDİĞİMİZ HUZUREVİNDE BİRLİKTE ÖĞRENMENİN GÜZELLİĞİNİ YAŞADIK.

ÇOK GÜZEL KOMŞULARIMIZ OLDUĞUNU ÖĞRENDİK.
Birbirimizi tanıdık, Sevdik, dertleştik. Hem öğrendik, hem ürettik, hem de
Çoğaldık.  Birlikte üretmekten o kadar çok keyif aldık ki,
Bu yıl yeni çalışmalar için tekrar bir araya geldik.
Kızılay Konukevinin artık bizim komşu kapımız olduğunu ve orada dostlarımızın bizi beklediğini biliyoruz.



Bu yıl taş boyama çalışmalarımızın yanı sıra
7’ DEN YETMİŞYEDİ’YE DRAMA VE TİYATRO ÇALIŞMALARI İLE farklı KUŞAKLARI BULUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ.
HUZUREVİNDE , DEDE-TORUN  / NİNE-TORUN, TEYZE- YEĞEN  İLİŞKİLERİNİ YAŞATMAK  İSTİYORUZ.
BİR MAHALLENİN İNSANLARI OLARAK;
SADECE YAŞAM BOYU ÖĞRENİM ÇALIŞMALARI İLE AKTİF YAŞLANMAYI HEDEFLEMEDİK,
İSTEDİK Kİ, KOMŞULUK İLİŞKİLERİ YENİDEN HAYAT BULSUN,
ÇOCUKLAR DEDE, NİNE, YAŞLILAR TORUN HASRETİ YAŞAMASIN
BİRLİKTE ÜRETELİM, BİRLİKTE EĞLENELİM, VE BİRBİRİMİZE DESTEK OLALIM…
YAŞLI BAKIMEVLERİ İNSANLARI TERK ETTİĞİMİZ YERLER OLMASIN.
SADECE ÖZEL GÜNLERDE HATIRLANMAYACAK KADAR DEĞERLİ İNSANLARIMIZLA  BİRLİKTE SAĞLIKLI YAŞLANMAYI HEDEFLEDİK.
VE BU ÖZEL GÜNDE HUZUREVLERİNİN KAPISINI HENÜZ ÇALMAMIŞ İNSANLARA DİYORUZ Kİ;
ÇALIN KAPILARI, GİRİN İÇERİ / AÇIN KAPILARINIZI ALIN İÇERİ…
YAŞAM PAYLAŞTIĞIMIZDA ÇOK DAHA GÜZEL OLACAK. "


NOT: Çalışmalarımızı anlatma olanağı veren Yard. Doç. Dr. Fatma Eker'e, çalışmalarımızı destekleyen, birlikte üretim yapabilmemiz için kapılarını açan Akçakoca Kızılay Konukevi'ne ve Psikolog Dilek Aydoğan Direk'e, Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlenidrilen İsa Ünsal hocamıza teşekkür ederiz.

7 Mart 2017 Salı

ŞİDDET MAĞDURU KADINLARIN YERİNE BURADAYIZ!




ŞİDDET MAĞDURU KADINLARI TEMSİLEN BURADAYIZ!
Bugün burada evde, sokakta, işte şiddete uğrayan kadınların sorunlarını dile getirmek ve onlara “yalnız değilsiniz, hep birlikte yaşadığınız şiddeti durdurabiliriz. “ demek için toplandık. 

Şiddete uğrayan kadınlar, aldıkları yaraları makyajla kapatıyorlar veya sokağa çıkmıyorlar. Sokağa şiddetin yarattığı izlerle çıkmaya utanıyorlar. Oysa utanması gereken şiddet mağdurları değil, şiddet uygulayanlardır, demek için temsili yaralarla sokağa çıktık. Basın açıklaması yaptık.
 8 Mart 1857 yılında daha iyi çalışma koşulları istemiyle grev yapan kadınların hayatlarını kaybetme pahasına başlattıkları kadın hareketi, Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edildi.  Her 8 Mart geldiğinde, herkes bütçesine göre kadınlar gününü kutluyor; kimi kadınlar matinesi düzenliyor, kimi karanfil dağıtıyor. Sonra gün bitiyor, herkes yaşamına geri dönüyor.
Bu kutlamalarda yer alan kadınlar olarak; aile içinde şiddete uğrayan, iş yerinde, sokakta sözlü, fiili tacize uğrayan kadınlara, çocuklara ulaşamıyoruz.
Ulaşamadığımız Kadınlar ne zaman ki, Basının 3. Sınıf sayfalarında, televizyonların arka haberlerinde yer alıyorlar o zaman yaşadıkları korkunç gerçeklerden haberdar oluyoruz.
Maalesef kadına yönelik şiddeti önlemek konusunda devletimiz de yeterli önlemleri alamıyor. Kadına şiddet uygulayan kişiler çoğu kez ya serbest kalıyor, ya da şartlı salıveriliyor. İlkinde dayak yiyerek kurtulan kadın, karakola şikayet edip adamı içeri aldırdıysa, adam serbest kaldığında daha ağır bir şiddete maruz kalıyor. 

“2016 yılı kadın cinayetleri haritasında;  2016 yılında 317'si silahlı, toplam 397 kadın cinayetinin basına yansıdığı, Kadın cinayetlerinin yüzde 80'inin silahlarla işlendiği” belirtilmektedir.
Biz bugün şiddete uğrayan kadınlara “kim tarafından yapılırsa yapılsın, ister eşiniz, ister babanız olsun, uğradığınız şiddeti gizlemeyin. Ruhunuzda ve bedeninizde açılan yaraları saklamayın” demek için buradayız. Utanması gereken, saklanması gereken siz değilsiniz, size her türlü şiddeti uygulayanlardır.

SUSMAYIN ARTIK! BAĞIRIN, HERKES DUYSUN…
KADINLAR FİZİKSEL VE RUHSAL ŞİDDET DIŞINDA, AYNI İŞ KOLLARINDA ERKEKLERDEN DAHA AZ ÜCRETLE ÇALIŞTIRILARAK İKİ KAT SÖMÜRÜLMEKTEDİRLER.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Kadınlar tüm eğitim düzeylerinde erkeklerden daha düşük ücret aldı. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2014 sonuçlarına göre, yüksek öğretim mezunu düzeyinde bir kadın çalışanın ortalama yıllık ortalama esas iş geliri, aynı eğitim düzeyinde bir erkek çalışanın yıllık ortalama esas iş gelirinden %1,3 oranında düşük gerçekleşirken, bu farkın en fazla olduğu eğitim düzeyi %1,8 ile lise altı oldu.
Her 10 kadından 4’ü eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddet gördü.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması 2014 sonuçlarına göre;
Ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddete maruz kalan kadın nüfus oranı %35,5’dir.
Bu veriler göstermektedir ki; her türlü şiddete, ayırımcılığa karşı, her kesimden kadına ulaşmak ve kadınların yaşamlarını özgürce devam ettirebileceği sosyal politikalar üretmek zorundayız. Kadınları koruyan, sosyal hayata aktif olarak katılımını sağlayan ve yaşam formunu güvence altına alan, koruyucu yasalara ihtiyacımız var.
Bu yasaları çıkarabilmek için; Hangi siyasi görüşten, hangi sosyal tabakadan olursa olsun, kendi hayatımızı ellerimizde tutabilmek, eşit vatandaş olarak bu ülke topraklarında yaşayabilmek için birlikte olmak zorundayız.
Dohaycan Derneği
Yönetim Kurulu

27 Şubat 2017 Pazartesi

AKÇAKOCA'MIZIN MASKOTU SARI BARINAKTA ÖLDÜ !!!!!!!!!!!!!


7 Yıl önce bir meczup tarafından alçakça bıçaklanan Sarı Veteriner İsmail Bozkan tarafından kurtarılmıştı. 
Yaşadığı bu saldırı nedeniyle insanların yanına sokulmasından tedirgin olup, yaklaşmamaları için hırlıyordu. Ama buna rağmen Çarşı esnafı onu bu süre zarfında sevdi, kolladı, baktı. 


O'nun yaşadığı tramvadan habersiz olanlar Belediyeye şikayet edip barınağa aldırdılar. Ama Sarı her seferinde fırsatını bulup barınaktan kaçmayı başardı. Doğduğu, bıçaklandığı ve sevildiği yere geri döndü. 
24 Şubat 2017 Cuma sabahı onu son kez yakaladılar. Uyuşturucu iğnelerle bayılttılar ve barınağa kapattılar. Bu da yetmedi, kaçmasın diye zincire vurup, üstüne de kilit taktılar. 
Ve Cumartesi sabahı kara haber geldi. SARI ÖLMÜŞTÜ ! ZİNCİR DOLANMIŞ, ZİNCİR BOYNUNDA BOĞULMUŞTU !
Aldığı narkozdan çıkamadığı için mi boğulmuştu? Yoksa narkozdan çıkarken bilinçsizce yaptığı kurtulma hareketleri nedeniyle mi boğulmuştu ? Bilmiyoruz...


Bildiğimiz tekşey; SARI'NIN ACI İÇİNDE ÖLDÜĞÜYDÜ...
Barınaklar ölüm kampıdır derken, barınaklar hapishanedir derken, Onların sokaklarında yaşamasına izin verin, dost olmaya çalışın, ölümlerine neden olmayın derken kast ettiğimiz buydu !

O'nu kurtaramadık ama O'nu ölülerinin çöpe gitmesine engel olamadığımız diğer köpekler gibi çöpe terk edemedik. Hak ettiği özgür bir yaşamdı, yaşamına saygıydı. Biz O'nun ölüsünü saygı içinde defnettik. 



Bir daha böyle ölümler olmasın diye. Sarı bir son olsun diye... Barınaklar kapatılsın diye gözyaşları içinde Sarı'yı gömdük.


Kocaman Dünyayı sana çok gördük... Rahat uyu Sarı...Sen kurtuldun, giderek kirlenen bu dünyadan...
Biz ise, Vicdanlarımızda taşıdığımız bu yük ile, kara vicdanlı insanlarla aynı havayı solumanın ağırlığıyla yaşayacağız.
Barınaklarda ölüme terk edilen, sokaklarda zehirlenen hayvanların sesi olmaya çalışarak, Yaradan'a olan insanlık borcumuzu ödemeye devam edeceğiz.
Elimizden gelen bu. İnsanlık kurtulacaksa, başka canlıların yaşam hakkına saygı gösteren insanlar sayesinde kurtulacak.

31 Ocak 2017 Salı

BU YIL SEÇTİMİZ TEMA : PAYLAŞMAK GÜZELDİR




Dohaycan Derneği olarak 2015 yılında Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullarda başladığımız “ Yaşam Bir Bütündür” çalışması sonrasında, resim yarışması düzenledik ve Öğrencilerin bize ulaştırdığı resimleri 250 'ye yakın resmi Nimet- Bekir Özkök Kültürevi’nde sergiledik.
2016 yılında ise Akçakoca'da var olan diğer Sivil Toplum Örgütlerine giderek ( ulaşabildiklerimizle) “Bi’iyilik Yap Akçakoca” dedik ve iyilik yapmanın önemini okullarda, mahallelerde anlattık ve kompozisyon yarışması düzenledik. Çok güzel mektuplar aldık. Bloğumuzda da yayınladık. 

"Bİ'İYİLİK YAP AKÇAKOCA" derken, iyilik yapmanın ilk adımlarından biri olan paylaşmanın önemini, kimlerle ve nasıl paylaşabileceğimizi, insanı insan yapan değerleri anlatabilmek için bu yıl da " Paylaşmak Güzeldir" dedik ve çalışmalarımıza başladık.

 İlk sunumumuzu Osmaniye İlk Öğretim Okulunda yaptık. Çocuklara, arkadaşlarıyla, ihtiyacı olanlarla ve dünyayı paylaştığımız diğer canlılarla paylaşmalarının ve yardımlaşmalarının önemini anlattık.

 Çocuklardan çok güzel geri dönüşümler aldık. Kitaplarını ve eşyalarını arkadaşlarıyla nasıl paylaştıklarını anlattılar. Sokak hayvanlarını beslemek için birlikte çalışmalar yaptıklarını söylediler.

 Okul sunumlarımız Mayıs sonuna kadar devam edecek...

8 Ocak 2017 Pazar

DİLSİZ CANLAR İÇİN DESTEK VERENLERE TEŞEKKÜRLER

Dohaycan Derneğimiz tarafından Eylül 2015'de başlatılan " SOKAK HAYVANLARI YARARINA HER AY, YENİ BİR HAYVANSEVER İŞLETMEDE KAHVALTIDA BULUŞALIM" etkinliğine katılımlar her ay artıyor.

Akçakoca'nın hayvanseven, sevmese bile dilsiz canlılara merhamet edilmesini isteyen insanların, kahvaltılarımızı duydukça bizlerle birlikte olmasından güç alıyoruz. Her kahvaltının bir öncekinden daha kalabalık geçmesi, dilsiz canlılar adına bizlere umut veriyor. 


8 Ocak 2016 Pazar günü hayvansever işletme ERDENİZ KAFETERYA'da düzenlediğimiz kahvaltıya katılan başta Akçakoca Kızlay Yaşlılar Konukevi Sakinleri'nden Mehmet Göde ( Amca); Hülya Güngören, Ali Bey olmak üzere, Ak Parti Kadın Kolları İlçe Başkanı Meral Küçük Çalışkan ve çalışma arkadaşlarına,  CHP Kadın Kolları Başkanı İlçe Fadime Kızıl ve çalışma arkadaşlarına, Vatan Partisi İlçe Başkanı Hüseyin  Topuz'a  ve bizleri yalnız bırakmayan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.





Kahvaltı'da Sokak Hayvanları Sorununun Nasıl Çözülebileceğine dair Fahriye Gizem Çancı tarafından yapılan sunum ilgi ile izlendi.
Daha Sonra kahvaltıdan artan paralarla sokak hayvanları için 4 çuval mama alındı.




Güzel ikramları için ERDENİZ KAFETERYA İŞLETMESİNE, Basınımızın değerli mensupları Tuncay Türkgülü, Tuncay Top ve Soner Şen'e teşekkkür ederiz.


Not : Bir sonraki kahvaltımızı Şubat ayının ilk pazar günü başka bir hayvansever işletmede yapacağız.

Dohaycan Derneği Yönetim Kurulu

6 Ocak 2017 Cuma

AVCILAR SİLAHLARINIZI BIRAKIN !

AVCILIK SPOR DEĞİLDİR !

SPOR tarafların karşılıklı rızası ile yapılan bir aktivitedir. Oysa hayvanlarla yapılan aktivitelerde hayvanların rızası yoktur.  Bu konu tartışmaya açık olmakla birlikte; biz izinli ya da izinsiz olarak bir canlının öldürülmesini hedef alan bir aktivitenin spor olmayacağını söylüyor ve tüm avcıları silahlarını bırakmaya davet ediyoruz!

Avcılığın spor olduğunu iddia edenlere diyoruz ki;  atalarımızın hayatta kalmak için avlanmaları ile günümüz koşullarında modern teknoloji ile zevk için “ spor olsun” diye hayvan öldürmeyi karşılaştırarak kendinizi aklayamazsınız !

Aç olmadığınız halde, ihtiyacınız yokken sırf eğlence olsun diye, uzun göç yollarında dinlenmek için konaklayan hayvanların yüzlercesini, sinsice modern tüfeklerle öldürmeniz cinayettir, katliamdır ! Ne demiş Köroğlu " Silah icat oldu mertlik bozuldu" 



Sadece ülkemizde yok olmak üzere olan 30 dan fazla kuş türü olduğunu biliyor musunuz?  Telli Turna’dan, Su çulluğuna kadar bazı türleri kaybetmek üzere olduğumuzun farkında mısınız?

Hele annelerinden ayırdığınız keklikler, kınalı, kınasız keklikler… Tuzaklar kurarak avlanmanın neresi spor ? !!! 

NASIL KIYDINIZ ? !!!!

En son yaşadığımız bu acı olay, avlanmanın vahşetini gözler önüne serdi. Bu olayda avlanan caniler,  koruma altına alındığı halde Yavru Karacaları acımasızca öldürdükleri için para cezası ödeyecekler. Ama biz para cezasının yeterli olmadığını, ağır hapis cezası almaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu olay, bizlere avcılığın spor dalı olamayacağını birkez daha hatırlattı. O yüzden İzinli, ya da izinsiz olmasından çok, o yavruların canının yanması ilgilendiriyor bizi. ÖLDÜRMEK SPOR DEĞİLDİR demeye ve hayvanlara yapılan bu kırımın durdurulmasını, AVCILIĞIN YASAKLANMASINI talep etmeye,  devam edeceğiz.

Dohaycan Derneği ve Yaşam Hakkı Savunucuları  olarak; tüm avcı kardeşlerimize sesleniyoruz: SİLAHLARINIZI BIRAKIN, YERİNE FOTOĞRAF MAKİNASI ALARAK, TUZAK KURARAK ÖLDÜRDÜĞÜNÜZ O CANLILARIN YAŞAYAN FOTOĞRAFLARINI PAYLAŞIN BİZLERLE…

CANA, CANLARA KAST ETMEYİ BIRAKIN…

Dohaycan Derneği Yönetim Kurulu